Şehitlerin sahip olduğu bazı nitelikler vardır ve özel durumlar vardırki bunlar şehitlik mertebesinin yüceliğini açık bir biçimde gözler önüne sermektedir.
Şehitler cennettedir.Sevgili Peygamberimiz ‘’Şehit cennettedir’’buyurmuştur.
Şehitlerin cennette büyük bir saygınlığı vardır.Resülullah bu saygınlığın derecesini şöyle dile getirmiştir.’’Kudret ve iradesiyle yaşadığım Allah’a yemin ederimki Allah yolunda savaşıp öldürülmeyi,sonra tekrar dirilerek savaşıp öldürülmeyi,ardından yine dirilerek savaşıp yine öldürülmeyi arzularım’’.Eğer en yüksek makam olan Peygamberlik makamında olmasaydım,şehitlik makamının kazandırdığı bu büyük ayrıcalığı defalarca yaşamak isterdim.
Hz.Peygamber (s.a.v)arzuladığı şeyi şehit bizzat nasıl uygulamaz.Yine Hz.Peygamber(s.a.v)şöyle buyuruyor.’’Yeryüzündeki her şeye sahip olsada,cennete giren hiç kimse tekrar dünyaya dönmek istemez.Ancak şehit gördüğü hürmetten dolayı dünyaya dönmeyi ve onkere şehit olmayı arzu eder.Kul hakkı dışında bütün günahları affedilir.Şehitler şefaat edeceklerdir.Ehu’d Derda’nın rivayetine göre Rasülullah efendimiz şehit ailesinden yetmiş kişiye şefaat eder; buyurmuştur.
‘’Ey dipdiri ölüler,iki el bir baş içindir,
Davransana…Ellerde senin,Baş da senindir!..
His yok,hareket yok.Leşmi kesildin.
Hayret veriyorsun bana…Sen böyle değildin… M.Akif ERSOY
Ey dipdiri ölüler,üzerlerine ölü toprağı serpilmişler;iki el bir baş içindir.Şehit olanlar benim cocuklarım,benim mehmetciklerim,benim göz bebeklerimdir.Mehmetciklerime kıyan alçaklar ise sizin okyanus ötesi müttefikiniz rolündeki kahpe haçlının kapı köpekleridir.Köpek diyorsam yerine koyacak kelime bulamadığımdandır.Çünkü köpek kapısına,sahibine sadıktır.Ama bu adi yaratıklar nankörlüğün,alçaklığın temsilcileridirler.Bu millet inancı ile ‘’Çanakkale Geçilmez’’ dedirtti.Şimdi ise ‘’Şehitler Ölmez,Vatan Bölünmez’’diye inliyor;sokaklar,meydanlar,medya.Ama inlemek yetmiyor,hiçbirşeyi durdurmuyor.
Bu Ülkede bir Bayrak yakıldı.Türk Bayrağı eğer bir ülkede ülkenein kendi bayrağı yakılıyorsa orada durup düşünmek lazım.Yalnız yürüyüşler kar etmez.Hatamız nerde deyip düşünüp kafa patlatmak yerine yürüyüpte aynı hatayı tekrar tekrar yapmak değildir milletlik.Milletlik yanlışlardan ders çıkartıp inanarak umudu kaybetmeden çalışıp çabalamaktır.Onbinlerce Mehmetçik gecenin karanlığı ve soğuğunda karlı bıuzlu dağlarda,tepelerde,daracık keçi yollarında sırtlarında ortalama 30-35 kg techizatla elleri tetikte dağ bayır demeden her an ölüme hazır olarak bizlerin yaptığı her hatanın bedeline ödeyerek emperyalistlerin vatanımızı bölmak için görevlendirdiği teröristlerin peşinden koşuyor.
Sonra Şehirlerimiz için hangi yürüyüş,hangi lamba ,hangi korno yaptığımız ve halen yapmakta olduğumuz hatamızı telefi edebilir.Hiç Mehmed Akif ERSOY’un İstiklal Marşımızı ne şartlar altında,neler yaşayarak yazdığını düşündünüzmü?Hiç Çanakkale de Şehit olan gencecik talebelerin nasıl iman gücüyle mücadele ettiğini defalarca okudukmu?Tarih tekerrür etmez derler.Bu ülkede bu geçerli değil anlaşılan.
BAYRAK
Ey mavi göklerin,beyaz ve kızıl süsü,
Kız kardeşimin gelinliği,şehidimin son örtüsü;
Işık ışık dalga bayrağım .
Senin destanını okudum,senin destanını yazacağım.
Ey şimdi süzgün rüzgarlarda dalgalan;
Barışın güvercini,savaşın son kartalı,
Yüksek yerlerde açan çiçeğim.
Senin altında doğdum,senin dibinde öleceğim.
|