Allah ın selamı üzerinize olsun dostlar.. Bu yazımda bundan 13 yıl önce
Susurlukta ölen (3 Kasım 1996) Abdullah Çatlı dan bahsetmek istiyorum. 1980
askeri darbesi öncesinde, ülkede cıkan iç karışıklıklarda adı geçen Çatlı, o
dönem Muhsin Yazıcıoğlu nun başkanı olduğu, Ankara ülkü ocakları başkan
yardımcısı idi. Darbe sonrası, cogu ülkücü ve solcuların olduğu gibi hakkında
tutuklama kararı vardı. Gizlice yurt dışına kacan Çatlı, bir süre yurt dışında
zorluklar içerisinde kaçak hayatı yaşadı. Taki Türk devleti adına Metin
Günyol un onunla Ermeni terör örgütü ASALA yı bitirmesi için irtibat kurmasına
kadar.. Metin Günyol, Çatlı nın 10. ölüm yıldönümünde de bunu şöyle
acıklamıştır: Çatlı ile yurtdışında Türk devleti adına gizlice buluştum. Ona
ASALA yı bitirmemiz gerektiğini ve bu işi O nun yapmasını istediğimizi
söyledim.-Niçin ben? dedi. Bize bi kaç dil bilen, gözü pek, vatanını ve
milletini cok seven senin gibi biri lazım dedim. Hemen kabul etti.Tek şartı
vardı. O dönem darbe sonrası gözaltında tutulan Başbuğ Alpaslan Türkeş in hemen
serbest bırakılması ve bütün ülkücülerin idamlarının durdurulması idi.Başka
hiçbir istekte bulunmadı ve görevinde de başarılı oldu. Çatlı ve
arkadaşları, odönem Türkiye nin başına bela olan Ermeni terör örgütü ASALA yı
tarih sahnesinden silmişlerdir.. Daha sonra Çatlının şüpheli şekillerde yurt
dışında uyuşturucu ile yakalanmaları oldu ve ceza evine konuldu. Mit
raporlarında da bu olaydan sonra ilişkimiz kesildi denmektedir. Çatlı, şüpheli
şaibeli şekillerde yakalanıp konulduğu ceza evinden kaçtı ve değişik kimliklerle
Türkiye de yani uğruna herşeyi yaptığı ve yapabileceği vatanında yaşamaya
başladı. . İstanbul da karısı ve
cocuklarıyla birlikte kirada oturdu. arkadasları ile ticarete atıldı. Bir süre
sonra coğu borçla ilk ve son evini satın aldı. Bu ev Floryada bi apartman
dairesiydi. Zaten öldükten sonrada ailesine bırakabildiği tek miras bu idi.
Daha sonraları Çatlı nın Tansu Çiller in Başbakanlığı döneminde PKK nın
finansörü olan işadamlarına yönelik operasyonlar yaptığı, Tarık Ümit in
kaçırılıp öldürülmesi olayını düzenlediği, ilişki içinde olduğu özel harekatçı
polislerle birlikte, kumarhaneler kralı Ömer lütfü Topal ı öldürdüğü, Mehmet ali
Yaprak ı sorgulamak için kaçırdığı, vs.. bilgiler devletin çeşitli resmi
belgelerinde iddia edilmektedir. Abdullah Çatlı kaçak olduğu, hatta
yurt dışında kırmızı bültenle arandığı bu dönemde cok rahat istanbul da,
Antalya da ailesi ile birlikte oturmuştur. Hatta f.bahçe stadında şampiyonlar
ligi maçını(F.Bahçe-Juventus) şeref tribününde seyretmiştir.Bugün bile Çatlı nın
ajandası merak edilmektedir. Evet değerli dostlar.. Abdullah Çatlı 13
yıl önce bugün, bi trafik kazası sonucu hayata veda etti.Ergenekon davasında
Abdullah Çatlı nın kazadan sonra yaralı olduğu ve boynu kırılarak
öldürüldüğünden bahsedilmektedir.Öldüğü veya öldürüldüğü bu kazada yanında bi
emniyet müdürünün, bi milletvekilininde bulunduğunu belirtmeden geçmiyim.
Bu kazadan sonra dönemin Başbakanı olan Çiller meclisteki grup
toplantısında bu kazayla ilgili olarak Devletine hizmet etmiş ve yaşamını
yitirmiş herkes şereflidir demiştir. Cenazesine merhum Reis Muhsin
Yazıcıoğlu nunda aralarında bulunduğu yaklaşık beş bin kişi katılmıştır.
Mevla devletine ve milletine hizmette bulunmuş herkese rahmet
eylesin... SAYGILARIMLA...
saolasın ayhan kardeş ama, zaten birinci şahsın ağzından alınmış sözleri buraya taşımak gibi bir amacım yokki benim. Ben bu konu hakında 1 hafta araştırma yaptıktan sonra bu yazıyı yazdım. Ayrıca kızının yazdığı babam catlı kitabınıda okudum. ayrıca bilgileride aralarda veriyorum ör:mit raporları, ergenekon davası vb.. gibi. Eğer yazıda itiraz ettiğin bi yer varsa, söyle eğer yanlışsa düzeltelim.. yinede yorumun için tşk..
ayhan 2010-01-20
yorum
guzel bır yazı ama düz bir yazı.daha cok kulaktan dolma bır yazı geldı bana.böyle derin bir konu hakında yazı yazarken bilal hocam daha cok örnek gösterebileceğimiz makale yada kitap gibi şeyleri not içinde belirtirsek daha yapıcı olur diye düşünüyorum cunku bahsettıgınız sey birinci şahısın azından alınmıs notlar yada sözler değil.bu konu hakkında yazılmıs tam net bır sekılde ıfade eden ve yaşanan seyler hakkında karsılık bulan kitaplar var örneğin susurluk la... yasak bır kıtap suanda onu okumanızı ve yazdıgınız seylerı tekrar gözden gecırmenızı tavsıye ederım cunku bırıncı şahıs tarafından kaleme alımıs bır kıtap birzat abdullah çatlının azından alınmıs cumlelerle dolu ve yaşadıgı ömür boyunca gördükleri geçirdiklerini kaleme almaktadır.saygısız bir sey yazdımsa sizi kıracak şimdidenn affola not:bilgi örnek verildikçe şekillenir ve kalıcı hale gelir.saygılar